Güç, Saflık ve Tartım: Gravimetrik Analizin Politik Anatomisi Bir siyaset bilimcinin masasındayız. Önünde notlar, satır aralarında ideoloji, iktidar, kurumlar ve vatandaşlık üzerine sorular… Ve ortasında bir kimya kavramı: Gravimetrik analiz. Bilim, her zaman tarafsız mıdır? Yoksa laboratuvardaki tartım, toplumdaki güç dengelerinin küçük bir yansıması mıdır? Bilimsel Saflık mı, Politik Bir Kurgu mu? Gravimetrik analizde temel amaç, bir bileşiğin içindeki belirli bir elementin miktarını tamamen saf bir çökelek üzerinden tartarak bulmaktır. Ancak siyaset bilimi açısından bakıldığında, “tamamen saf çökelek” fikri bir ütopyadır. Tıpkı toplumda “tamamen tarafsız bir kurum” arayışı gibi. Saflık, yalnızca teoride vardır; pratikte her şey bir ölçüde kirlenmiştir —…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Hiba Etmek Ne Demek? Vermenin Sessiz Sanatı Üzerine Küresel Bir Yolculuk Bazı kelimeler vardır, onları ilk duyduğunda bile içinde bir sıcaklık hissedersin. “Hiba etmek” tam olarak o türden bir kelime. Ne tamamen eski, ne de tamamen modern… ama içinde zaman üstü bir incelik taşıyor. Bazen bir tebessüm, bazen bir el uzatma, bazen de karşılık beklemeden verilen küçük bir şey. Ben bu kelimeyi ne zaman duysam, dünyanın dört bir yanındaki farklı insanları düşünürüm: paylaşan, bağışlayan, veren. Çünkü hiba etmek, aslında insan olmanın evrensel dili. — Hiba Etmek Nedir? Kelimenin Derin Kökeni “Hiba etmek”, Arapça kökenli bir ifade. “Hibe” kelimesi “karşılıksız vermek,…
Yorum Bırak2 Yıllık Grafik Tasarım Mezunu İş Bulabilir mi? Psikolojik Bir Analiz İnsan davranışlarının ardındaki motivasyonları çözümlemeye çalışan bir psikolog olarak, meslek seçimlerinin yalnızca ekonomik değil, derin bir kimlik inşası süreci olduğunu gözlemliyorum. Her diploma, bir hayalin sembolü; her kariyer arayışı, bir “kendini gerçekleştirme” yolculuğudur. Peki, 2 yıllık grafik tasarım mezunu iş bulabilir mi? Bu soru yalnızca iş piyasasına değil, aynı zamanda bireyin öz-değerine, dayanıklılığına ve toplumsal beklentilerle mücadelesine dair psikolojik bir aynadır. — Bilişsel Psikoloji Perspektifi: İnançlar, Algılar ve Gerçeklik Bilişsel psikoloji, bireyin düşünme biçimlerinin davranışlarını nasıl şekillendirdiğini inceler. Birçok 2 yıllık grafik tasarım mezunu, mezuniyet sonrası şu düşünceleri sıklıkla…
Yorum Bırak1 Çuval Toprak Kaç Litre? Edebiyatın Derin Katmanlarında Bir Ölçü Arayışı Bir edebiyatçının dünyasında, her şeyin bir hikâyesi vardır: kelimelerin, sessizliğin, hatta toprağın bile. “1 çuval toprak kaç litre?” sorusu ilk bakışta sıradan bir merak gibi görünebilir; ama aslında insanın varoluşla, doğayla ve anlamla kurduğu ilişkinin sembolik bir ifadesidir. Tıpkı kelimeler gibi, toprak da biriktirir — hikâyeleri, duyguları, izleri. Teknik olarak, bir çuval toprak genellikle 40 ila 60 litre arasında değişir. Ancak bu ölçü, yalnızca fiziksel bir değeri anlatır. Edebiyatın gözünden bakıldığında, “bir çuval toprak” bazen bir hayatın ağırlığı, bazen bir karakterin vicdanıdır. Kelimelerin Ağırlığı, Toprağın Sessizliği Toprak sessizdir; ama…
Yorum BırakGöçük Ne Demek? TDK Sözlükte Anlamı ve Tarihsel Yansımaları Bir tarihçi olarak geçmişe baktığımda, kelimelerin yalnızca sözcük olmadığını, toplumsal deneyimlerin birer aynası olduğunu görürüm. Her sözcük, ait olduğu çağın acılarını, umutlarını, felaketlerini ve yeniden doğuşlarını taşır. “Göçük” kelimesi de bunlardan biridir. Yalnızca bir sözlük anlamı değil, aynı zamanda insanlık tarihinin kırılma noktalarında yankılanan bir izdir. Bugün bu sözcüğü TDK sözlüğündeki karşılığıyla ele alırken, aynı zamanda onun tarihsel süreçlerdeki rolüne de ışık tutmak gerekir. TDK Sözlükte Göçük Türk Dil Kurumu’na göre “göçük”, “toprak, taş, kaya gibi unsurların çökerek kapattığı boşluk” anlamına gelir. Yani göçük, bir şeyin ağırlığına dayanamayan zeminin veya yapının…
8 YorumToplumsal Yapılar, Bireyler ve Ciltteki Lekeler Üzerine Bir Yolculuk Cilt bakımına dair bir araştırmaya başlarken aklıma ilk gelen, bireylerin gündelik hayatlarında görünüşlerinin ne denli toplumsal bir meseleye dönüştüğü oldu. Bazen aynada gördüğümüz küçük bir leke, yalnızca biyolojik bir durum değil; aynı zamanda toplumsal normların, kültürel baskıların ve kimlik inşasının bir yansımasıdır. Bu yazıda gliserinin ciltteki lekelere iyi gelip gelmediğini tartışırken, meseleyi yalnızca kimyasal ya da tıbbi bir soruya indirgemeden; toplumsal yapıların bireyler üzerindeki etkisi bağlamında ele almak istiyorum. Gliserin: Doğal Bir Nemlendiriciden Fazlası Gliserin, yüzyıllardır kullanılan doğal bir bileşen olarak cilt sağlığında önemli bir yere sahiptir. Nem tutucu özelliği sayesinde…
8 YorumTürkçede Nesep Ne Demek? Mizahi Bir Yolculuk Hadi kabul edelim, Türkçedeki bazı kelimeler bize yıllardır “Bu acaba neydi?” diye düşündürmüştür. İşte onlardan biri de nesep. Hani biri ciddi ciddi “Nesebin ne?” diye sorsa, çoğumuz önce cüzdanda kimlik aramaya başlar, sonra da “Acaba kredi kartı ekstresi mi istiyor?” diye endişeleniriz. Oysa “nesep” aslında soy, köken, aile bağı gibi anlamlara gelir. Ama gelin biz bu konuyu biraz ciddiyetin zincirlerinden kurtarıp, eğlenceli bir şekilde ele alalım. Çünkü soy sop meseleleri, biraz kahkahayla çok daha kolay anlaşılır! Nesep: Ciddiyetin Şifresi Erkeklerin Stratejik Yaklaşımı Bir erkek düşünün: ona “nesep” deyince hemen kafasında tablo çıkıyor. Baba…
8 YorumGelişimsel Gerileme Ne Demek? Toplumsal Bir Perspektif Toplumsal yapılar, insan yaşamının en temel belirleyicilerindendir. İnsanlar, sadece biyolojik varlıklar değil, aynı zamanda toplumsal ilişkilerin, normların ve kültürel pratiklerin şekillendirdiği varlıklardır. Bir araştırmacı olarak, bireylerin toplumla olan etkileşimlerini anlamak, bu etkileşimlerin ne tür değişimler ve gerilemeler yaratabileceğini kavrayabilmek büyük bir merak uyandırıyor. Gelişimsel gerileme, kişisel ve toplumsal düzeyde gelişim ya da ilerleme adına bir geri adım olarak tanımlanabilir. Ancak bu geri adım sadece bireysel değil, aynı zamanda toplumsal yapıları ve ilişkileri de doğrudan etkileyebilir. Toplumsal normlar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratikler, bu gerilemenin nasıl ve hangi koşullar altında yaşandığını şekillendirir. Yazımızda, gelişimsel…
Yorum Bırak50 Yaşında Gitar Öğrenilir Mi? Bir Felsefi Yaklaşım Filozofun Bakış Açısından: Zaman ve Öğrenme Bir insanın yaşadığı süre, sadece biyolojik bir ölçüt değil, aynı zamanda varlık ve anlamın biçimlendiği bir zamansal deneyimdir. 50 yaş, çoğu insan için bir dönüm noktasıdır; geçmişin birikimleri, geleceğin belirsizliğiyle birleşir. Bu noktada, bir filozof için temel soru şu olabilir: “Bir insan 50 yaşında yeni bir yetenek, örneğin gitar çalmayı öğrenebilir mi?” Öğrenme süreci, yalnızca bir beceri kazanmak değil, aynı zamanda insanın dünyaya bakış açısını, varlık anlayışını, hatta hayatın anlamını yeniden şekillendirmektir. 50 yaşında gitar öğrenmek elbette fiziksel olarak mümkündür, ancak bu soruyu felsefi bir bakış…
Yorum BırakPTT Ankara Kim Ne Demek? Psikolojik Bir Mercekten İnceleme İnsan Davranışlarının Ardındaki Anlamı Aramak Bir psikolog olarak, insanların davranışlarını ve kelimelerinin ardında yatan anlamları çözümlemeye olan ilgim, her zaman beni düşündürmüştür. Her sözcük, bir insanın iç dünyasına dair bir ipucu sunar. Kelimeler sadece iletişimi sağlamak için değil, aynı zamanda bireylerin zihinlerinde şekillenen dünyalarını dışa vurmak için kullanılır. Bu anlamda, “PTT Ankara kim ne demek?” gibi sıradan bir ifade bile, arkasında derin bir psikolojik yansıma barındırabilir. Bu yazıda, bu ifadeyi psikolojik açıdan çözümlemeye çalışacağım ve bilinçli ya da bilinçsiz olarak nasıl anlamlar taşıdığına bakacağım. PTT Ankara: Basit Bir İfade mi, Yoksa…
Yorum Bırak