Korayspor’da iade nasıl yapılır? diye başlayan bir Kayseri günlüğü
Bazı günler vardır, insanın içine küçük bir kırıklık düşer ama kimse dışarıdan fark etmez. Ben Kayseri’de yaşayan 25 yaşında biri olarak o kırıklıkları genelde günlüğümün kenarına yazıyorum. Kimseye göstermediğim cümleler, yarım kalmış duygular, “boşver geçer” dediğim ama geçmeyen şeyler…
O gün de öyle bir gündü. Havanın soğukluğu değil, içimin sıkışıklığı üşütüyordu beni. Ve her şey basit bir paketle başladı.
Korayspor’dan aldığım o ayakkabı…
—
Paketin gelişi ve içimdeki kısa süreli mutluluk
Kargo kapıya geldiğinde her şey çok normaldi. Hatta fazla normaldi. O anı hatırlıyorum; telefon elimdeydi, bir şeyler izliyordum, kapı çaldı.
Kargo görevlisi:
— “İyi günler.”
Ben:
— “İyi günler…”
Paket elimde. O an küçük bir heyecan. İnsan bazen hayatında büyük şeyler beklemez, sadece yeni bir ayakkabının doğru gelmesini bekler. Ben de öyleydim.
Paketi açtım. İlk beş saniye güzeldi. Kutunun kokusu, yeni ürün hissi… hatta kısa bir umut bile geldi içime.
Ama sonra ayağıma denedim.
Ve işte o an…
Bir şeyler tersti.
—
Yanlış numara: küçük ama ağır bir hayal kırıklığı
Ayağıma tam olmadı. Sıkıyordu. Rahat değildi. Ve en kötüsü, bunu hemen hissettim.
O an içimden geçen cümleyi hâlâ hatırlıyorum:
“Olmadı.”
Bu kadar kısa ama bu kadar net bir hayal kırıklığı olamaz. Sanki bir şey eksik kalmış gibi.
Ayakkabıya baktım. Sonra tekrar denedim. Belki açılır diye düşündüm. İnsan bazen gerçekleri kabul etmek istemez ya, işte öyle.
Ama olmadı.
Ve o noktada aklımda tek bir soru belirdi:
Korayspor’da iade nasıl yapılır?
—
İlk araştırma: umutla karışık panik hali
Telefonu elime aldım. Hızlıca aramaya başladım. Ama bu sıradan bir arama değildi. İçinde biraz panik, biraz “keşke değiştirebilsem” duygusu vardı.
Sayfalar açılıyor, kapanıyor. Bir yandan kendi kendime konuşuyorum:
— “Tamam ya kolaydır… herkes iade yapıyor sonuçta.”
Ama içimde başka bir ses:
— “Ya karmaşıksa?”
İşte insanın içindeki o iki ses arasında kalması çok yorucu.
O sırada aklımdan sürekli aynı cümle geçiyordu: Korayspor’da iade nasıl yapılır?
Bu sadece bir soru değil, o an benim için küçük bir çıkış kapısıydı.
—
Kayseri’de bir akşam ve düşünceler
Akşam olmuştu. Kayseri’nin soğuğu pencerenin kenarından içeri sızıyordu. Odaya sessizlik çökmüştü ama kafamın içi çok gürültülüydü.
Ayakkabı masanın üstünde duruyordu. Sanki bana bakıyordu.
“Beni neden aldın?” der gibi.
Ben de ona bakıyordum:
“Sen neden olmadın?”
Bazen insan nesnelerle bile duygusal bir bağ kuruyor. Bu biraz garip, biraz da gerçek.
O an düşündüm:
“Bu kadar basit bir şey beni neden bu kadar etkiledi?”
Cevap yoktu.
Sadece içimde büyüyen küçük bir kırgınlık vardı.
—
İade sürecinin ilk adımı: kabullenmek
En zor kısmı aslında iade süreci değil, kabul etmekti.
“Evet, olmadı.”
Bunu söylemek bile insanı küçültmüyor ama içini boşaltıyor.
Sonra tekrar sordum kendime: Korayspor’da iade nasıl yapılır?
Bu sefer daha sakin bir şekilde.
Telefonu tekrar açtım. Bu kez panik yoktu, sadece çözüm arayışı vardı. İnsan bazen duygudan çıkıp pratik moda geçiyor.
Ama içimde hâlâ küçük bir burukluk vardı.
—
İade sürecinin gerçekliği: sandığım kadar basit değilmiş
Şunları da İnceleyin: Korayspor'da garanti süresi ne kadardır ?
İade etmek… dışarıdan bakınca kolay bir kelime. Ama içinde bir sürü küçük adım var.
Kutu, fatura, paketleme, kargo süreci…
Ben o an fark ettim ki mesele sadece “geri göndermek” değilmiş. Bir şeyi geri gönderirken, onunla birlikte bir duyguyu da gönderiyorsun.
Ayakkabıyı kutuya koyarken içimden şunlar geçti:
“Belki bir başkası mutlu olur.”
Bu düşünce garip bir şekilde iyi hissettirdi.
Ama yine de eksik kalan bir şey vardı.
—
Telefon görüşmesi: insan sesi her şeyi değiştiriyor
Müşteri hizmetlerini aradım.
Bir süre bekledim. Müzik çalıyor.
O an insanın sabrı ölçülüyor gibi.
Sonra bir ses:
— “Nasıl yardımcı olabilirim?”
Ve ben:
— “Korayspor’dan aldığım ürün için iade yapmak istiyorum…”
Cümleyi kurunca her şey daha gerçek oldu.
Karşı taraf sakin bir şekilde anlattı. Adım adım.
O an şunu düşündüm:
“Demek ki yalnız değilim. Bunu yaşayan başka insanlar da var.”
Ve içimdeki o küçük gerginlik biraz azaldı.
—
Paketleme anı: vedalaşmak gibi
Ayakkabıyı kutuya koyarken tuhaf bir his vardı. Sanki bir şeyi geri veriyordum ama aynı zamanda bir anıyı da kapatıyordum.
Bunu kimseye anlatmadım ama içimden şunu söyledim:
“Olmadı ama sorun değil.”
Bu cümleyi söylemek kolay değil. Ama söyleyince insan biraz hafifliyor.
Ve tekrar düşündüm: Korayspor’da iade nasıl yapılır?
Artık sadece teknik bir soru değildi. Benim için bir sürecin adı olmuştu.
—
İade sürecinin ardından gelen sessizlik
Kargo gittikten sonra oda daha sessiz oldu.
Masada boş bir kutu vardı. Ayakkabı yoktu. Sadece izleri kalmıştı.
İçimde garip bir boşluk hissettim ama aynı zamanda bir rahatlama da vardı.
Hayat bazen böyle değil mi? Bir şeyi bırakıyorsun ve aynı anda hem üzülüyorsun hem de hafifliyorsun.
Pencereye baktım.
Kayseri’nin akşam ışıkları…
Ve iç sesim:
— “Geçti.”
—
Küçük dersler
Bu olay bana şunu öğretti:
Bazen küçük şeyler büyük hisler yaratır.
Bir ayakkabı bile insanın gününü değiştirebilir.
Ve en önemlisi, bir şey olmadığında dünyanın sonu gelmiyor.
Sadece başka bir çözüm yolu başlıyor.
—
Temmet ekibi olarak “Korayspor’da iade nasıl yapılır” hakkındaki bu içeriğin sizler için değerli olduğunu umuyoruz. Görüşmek üzere!
Son düşünce: iade sadece bir işlem değil
Şimdi geriye dönüp baktığımda, o gün sadece bir ürün iade etmedim.
Bir beklentiyi, bir heyecanı ve küçük bir hayal kırıklığını da geri gönderdim.
Ve en çok da şunu öğrendim:
Hayatta her şey bazen uymaz. Ama bu, yanlış yaptığın anlamına gelmez.
Sadece yeniden denemen gerektiği anlamına gelir.
Ve ne zaman biri bana sorsa: Korayspor’da iade nasıl yapılır?
Artık sadece adımları değil, o sürecin içinde hissettiklerimi de hatırlıyorum.