Montaigne Nasıl Söylenir? Bir Soru, Bir Yolculuk
Ankara’nın sakin akşamlarından birindeyim. Ofiste bütün gün rakamlarla uğraştım, verilerle boğuşarak, analizler yaparak zaman geçti. Ama akşamları biraz daha farklı şeyler düşünmek istiyorum. Kendimi bir kenara çekip, biraz da zihnimi rahatlatan konulara odaklanmaya çalışıyorum. Birkaç gün önce, bir arkadaşım bana “Montaigne nasıl söylenir?” diye sormuştu. Başta, “Kim bu Montaigne?” diye düşündüm. Ama sonra birden aklıma geldi. Tabii ki, Michel de Montaigne… Bu ünlü Fransız filozofunun ismi, bazı çevrelerde çok sık duyuluyor, ama doğru söylendiğini duymak pek mümkün olmuyor. Bir an için, bu ismin doğru telaffuzunu öğrenmeye karar verdim ve birden içimde bir merak doğdu. Yazının başında size Montaigne’i nasıl telaffuz edeceğimizden bahsedeceğim, ama bu yazı daha çok ona nasıl anlam katacağımızla ilgili olacak.
Montaigne Kimdir? Tanıdık Ama Uzak
Michel de Montaigne, 1533-1592 yılları arasında yaşamış, Fransız bir düşünür, deneme yazarı ve filozof. “Denemeler” adlı eseriyle tanınan Montaigne, modern felsefenin ve denemeciliğin öncülerinden biri olarak kabul edilir. Aslında Montaigne’in eserlerini okuyan birinin, hayatı ve düşünceleri üzerine çok şey öğreneceği bir yolculuğa çıktığı söylenebilir. Herkes Montaigne’i duyuyor, ama bu kadar tanınan bir isim bile bazen yanlış telaffuz ediliyor.
Bir de şöyle bir durum var: İstanbul’daki arkadaşlarım, Montaigne’in adını ne zaman duysa, “Monta-yin” ya da “Monta-en” gibi yanlış telaffuzlarla ifade ediyorlar. Hadi kabul edelim, Fransızca deyince herkesin kafasında bir soru işareti beliriyor. “Montaigne nasıl söylenir?” diye sormak, sanki kimsenin doğru cevap verebileceği bir soru değilmiş gibi geliyor bazen. Ben de bu konuda bir yanlışlık yapmamak için araştırmaya başladım. Sonuçta, doğru telaffuzun ne olduğunu öğrenmek de aslında Montaigne’in eserlerini daha fazla içselleştirmek için iyi bir fırsat olabilir.
Montaigne Nasıl Söylenir? Doğru Telaffuz ve Anlamı
Şimdi gelelim asıl meseleye: Montaigne ismi nasıl doğru söylenir? Fransızca telaffuz açısından, Montaigne’in doğru söylenişi aslında oldukça basit. Fransızca’da “Mont” kısmı tıpkı “mon” gibi okunuyor, yani buradaki “t” harfi okunmuyor. O zaman “Monta” kısmı “mon” şeklinde söyleniyor. İkinci kısmı ise “igne” olarak yazılıyor, ancak Fransızca’da bu kısım da “yen” gibi bir telaffuza dönüşüyor. Yani Montaigne’in tam telaffuzu: “Mon-teyn” (yani “Mont-eyn” gibi) oluyor.
Bunu duymak biraz garip gelebilir, çünkü bu tür telaffuzlar kulağa yabancı geliyor. Ama bir şekilde insan zamanla alışıyor. Tıpkı Fransızca’dan bazı kelimelerin zamanla dilimize girmesi gibi… İster istemez dilimizde bu tür kelimeleri doğru telaffuz etmeye başlıyoruz. O yüzden ben de bu telaffuza alışmak için birkaç kez sesli olarak söyledim. İlginçtir ki, doğru telaffuz edince, adeta Montaigne’in yazılarındaki felsefi derinliği de daha kolay anlıyormuş gibi hissettim. O yüzden belki de Montaigne gibi derin düşünürlerin isimleri, bir şekilde doğru telaffuz edilerek anlam buluyor.
Michel de Montaigne’in Yazıları: Bir Yolculuk ve Keşif
Şimdi bu doğru telaffuzu öğrenmek bir yana, asıl ilginç olan şey, Montaigne’in düşüncelerinin günümüzle ne kadar uyumlu olduğudur. Benim gibi ekonomi okumuş birinin, sayılarla, grafiklerle uğraştığı bir iş dünyasında, Montaigne’in yazılarındaki denemeler bana yeni bir bakış açısı sunuyor. Şu soruyu soruyorum bazen: Montaigne’in yazdığı denemeleri bugün okurken, gerçekten ne hissediyorum? Yani sadece kelimeler değil, o kelimelerin içindeki insanlık halini de hissetmek lazım.
Özellikle “Denemeler” adlı eserini okuduğumda, çok farklı bir dünyaya girdiğimi hissettim. Montaigne, bir insanın yaşadığı dünyayı sorguluyor ve içsel yolculukları ele alıyor. O kadar samimi bir dil kullanıyor ki, sanki yazdığı şeyler kendi iç dünyasına dair birer itiraf gibi. Bazen düşüncelerinde kayboluyorum. Kendi içimdeki belirsizlikleri, umutları, korkuları Montaigne’in satırlarında buluyorum. Ve yine, her yazısında, insanın kendini sorgulaması gerektiğini vurguluyor. Birçok noktada, okuyucuya kendini tanıması gerektiğini hatırlatıyor. Bunu okurken, bir yandan da yazdığım günlükleri hatırlıyorum. Benim için yazmak, sadece olayları anlatmak değil, aynı zamanda içsel bir yolculuğa çıkmak. Montaigne de yazarken benzer bir yolculuğa çıkmış ve bunu bizlere aktarmış gibi hissediyorum.
Günümüzle Bağlantı: Montaigne’in Felsefesi
Montaigne’in felsefesi, günümüzle o kadar uyumlu ki. Bunu yazarken, bir yandan da aklımda pek çok anı beliriyor. Ankara’da geçen bir hafta sonu, birkaç arkadaşım ile bir kafede oturup dünya meseleleri üzerine konuşmuştuk. Konuştuğumuz konu her ne kadar “ekonomi” üzerine olsa da, bir noktada herkesin içsel dünyasına dair bir şeyler duymak istedik. İşte tam o an, Montaigne’in düşüncelerini hatırladım. O derin felsefi soruları sorgulama, insanın hayatını, varoluşunu anlamaya çalışma. O an, Montaigne’in felsefesinin etkisi altında bir sohbet yapıyorduk sanki. Ve o sohbet, bana şunu öğretti: Hayatın karmaşası içinde, insan bazen kendi düşüncelerini sorgulamalı, içsel bir yolculuğa çıkmalı. Bu, hem düşünsel olarak derinleşmek hem de duygusal anlamda daha farkında olmak demek.
Sonuçta, bir filozofun yazıları, günümüzün hızla değişen dünyasında bile bize bir yol gösterici olabilir. Montaigne’in yazılarındaki en önemli derslerden biri de bu bence: İnsan, her zaman bir şeyler sorgulamalı, her düşünceye açık olmalı, ama aynı zamanda içsel huzurunu kaybetmeden… Bu yüzden Montaigne’i anlamak, sadece doğru telaffuzu öğrenmek değil, onun yazılarındaki derinliği de kavrayabilmektir. Belki de ona nasıl söyleneceği, yalnızca başlangıçtır; esas olan, söylediklerinin içindeki anlamı hayatımıza nasıl katabileceğimizdir.